BAĞIŞ YAP

0216 561 15 37

info@darulerkam.org.tr

İlim ve İrfan Merkezi

Öğrenci Kayıt Formu

Gayemiz Toplumumuza Nitelikli Nesiller Yetiştirmek

Gayemiz Toplumumuza Nitelikli Nesiller Yetiştirmek
 

Gayemiz toplumumuza hayırlar getirecek nitelikli nesiller yetiştirmek

Dar’ul Erkam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Soran: Gayemiz toplumumuza hayırlar getirecek nitelikli nesiller yetiştirmek

Aradığımız kuvvet milli ve manevi değerlerimizde saklı. Öncelikle onlara sahip çıkmalıyız. Rabbini ve kitabını bilen, milletini tanıyan ve kalbinde tüm bu değerlerini taşıyan bireyler; toplumumuzun gelişiminin anahtarı olacak. Hem bizler böyle bireyler olmak için çaba göstermeliyiz, hem de evlatlarımızı bu şuurda yetiştirmeliyiz.

Dar’ul Erkam Derneği’nin kuruluş amacı nedir? Milli ve manevi değerlere bağlı Âlim ve Âlimelerin yetişmesi yönünde yaptığı faaliyetler nasıl devam etmektedir?

1983 yılında Muhterem Erbakan Hocamız tarafından İsmail Ergün ağabeyimizin başkanlığında, Nedim Urhan Hocamızın riyasetinde burs desteği ve insani yardım amacıyla tahtakale esnaflarından müteşekkil bir heyet ile AKİLE teşkilatı olarak kurulmuş.2015 yılında Darul Erkam Derneği olarak yapılanmış ve faaliyetlerini genişleterek sürdürmeye başlamıştır. Kurulduğu günden bugüne değin derneğimizin ana gayesi bilgili, kültürlü, geleceğin ilim ve teknolojisine hakim; aynı zamanda milli ve manevi değerlerine yürekten bağlı nesiller yetiştirmektir. Dar’ul Erkam Derneği olarak bizler evlatlarımızın eğitim sürecinin hem onların istikbali, hem de toplumumuzun istikbali açısından çok önemli bir faktör olduğunu düşünmekteyiz. Evlatlarımızın her biri bizler için çok kıymetli, fakat yaşadığımız çağın getirdiği olumsuzluklar toplumumuzda yozlaşmayı git gide arttırıyor. Bu yozlaşmanın önüne ancak ilim ile geçebiliriz. Evlatlarımız ilimle meşgul bireyler olarak yetiştikleri müddetçe hem kendi gelişimlerine katkı sağlarlar, hem de topluma faydalı bireyler olurlar. İlimle meşgul olmak ve geleceği eğitimle şekillendirmek bizler için köklerimizden ayrılma anlamı taşımıyor. Aksine milli ve manevi değerlerimize sımsıkı tutunmalı ve onlardan güç almalıyız. Derneğimizin alim ve alimeler yetiştirme faaliyetleri iki ana kola ayrılıyor. İstanbul’daki erkekyurdumuzda öğrencilerimiz hem İslami ilimler alanında dersler görüyorlar, hem de matematik, fizik, kimya, biyoloji, edebiyat, coğrafya, tarih, ingilizce gibi okul derslerine devam ediyorlar. Hanım öğrencilerimiz için de Sakarya Akyazı’da bulunan Hanımlar İslami İlimler Akademisi’nde hizmet veriyoruz. Burada öğrencilerimiz bir yandan İslami ilimler alanında kendilerini geliştirirken; bir yandan da hobi bahçesi, mutfak eğitimi, ebru sanatı, dikiş nakış gibi farklı alanlarda da yetkinlik kazanıyorlar. Evlatlarımızı her bakımdan donanımlı bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Öğrencilerimizin maddi sıkıntıları dert etmeksizin, sadece eğitimlerine odaklanmalarını istiyoruz. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite çağındaki eğitim gören evlatlarımıza; hayırseverlerimizin destekleriyle burs desteği sağlıyor, eğitimlerine katkıda bulunuyoruz. Gayemiz toplumumuza ve tüm dünyaya hayırlar getirecek nitelikli nesiller yetiştirmek.

Dar’ul Erkam Derneği’nin Ramazan ayı ile ilgili özel projeleri var mıdır?

Bu ayın sosyoekonomik olarak müminleri inşa eden yönü ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Dar’ul Erkam Derneği olarak bizler yılın sadece belli bir dönemi değil, 365 gün boyunca hayırlar getirecek işlere imza atmayı hedefliyoruz. Faaliyetlerimizin tümünde yardımlaşmayı, kardeşliği, birlik ve beraberliği pekiştiriyoruz. Ramazan’da ise bu durum tabiki katlanıyor. Böyle mübarek zamanlarda bir arada olmanın kıymeti gerçekten ayrı. Öğrencilerimiz Ramazan ayı boyunca ibadetlerini omuz omuza gerçekleştiriyorlar, dualarını birlikte ediyorlar.Hayırseverlerimiz de Ramazan ayında bizleri yalnız bırakmıyorlar. Fitre ve zekât yardımlarını, çocuklarımızın eğitimlerine destek olmak için derneğimize iletiyorlar. Ramazan-ı Şerif bizler için son derece kıymetli, bu ayda bize ibadetlere daha çok yönelmemiz ve iyiliği arttırmamız buyuruluyor. Oruçla nefsimizi terbiye ediyoruz. Aslına bakarsanız Ramazanayını bir empati ayı olarak görebiliriz. Zenginin fakirin, tokun ise açın halinden anladığı bir aydır Ramazan. Yeniden birlik olmak, kırgınlıkları bir kenara bırakmak, halden anlamak, tebessüm etmek için bir fırsat sunuluyor bizlere. Gönüllerimizi Ramazan’a ve getirdiği sayısız güzelliklere açmalıyız.

Aradığımız kuvvet milli ve manevi değerlerimizde saklı

Toplumumuz bugün çok yönlü derin bir krizle karşı karşıyadır. Bu krizin zihniyet, ahlak, toplum, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler gibi her alanda olumsuz “ölümcül” yansımaları söz konusudur. Bu süreçte üzerimize düşen yükümlülükler nelerdir?

Çözümün, öncelikle bu krizin nedenlerini incelemekten geçtiğini düşünmekteyiz. Neydik ve ne olduk diye bakmak ve halimizi mukayese etmek durumundayız. Bizati görüşüm, toplumumuzun değerlerinden ayrılmaya başladığı anda çöküşün başladığı yönündedir. Bizlere dayatılan Batı özentiliği, popüler kültür öğeleri toplumumuzda bir yüzeysellik oluşturdu. Bu yüzeysellik öncelikle bir müsbet bir gelişme sanıldı. Altının bomboş olduğu ise sonradan fark edildi. Garip bir çağda yaşıyoruz ve ne yazık ki çağın genel geçer doğrularına aldanmaya meyilliyiz. Bu meyil toplumumuzu yalnızlaştırıyor, bireyde başlayan mutsuzluk topluma bir virüs gibi yayılıyor. Küresel sermayeyi elinde bulunduran Siyonizm ve ırkçı emperyalizm siyasetten tutun ekonomiye, her alanda bizleri olumsuz etkiliyor. Bu konuda gerçekten bir şeyler yapılması gerektiğinin farkındayız. Toplumumuzu daha iyi bir hale getirmek için ilk yapmamız gereken, ümmet olarak bir ve beraber olmak, yükü bir nebze olsun sırtlanmak ve taşın altına elimizi koymak; ilk etapta yapılacak, en güzel şey olacaktır. Sonraki adımımız ise öze dönmek olmalıdır. Aradığımız kuvvet milli ve manevi değerlerimizde saklı. Öncelikle onlara sahip çıkmalıyız. Rabbini ve kitabını bilen, milletini tanıyan ve kalbinde tüm bu değerlerini taşıyan bireyler; toplumumuzun gelişiminin anahtarı olacak. Hem bizler böyle bireyler olmak için çaba göstermeliyiz, hem de evlatlarımızı bu şuurda yetiştirmeliyiz.