BAĞIŞ YAP

0216 561 15 37

info@darulerkam.org.tr

İlim ve İrfan Merkezi

Öğrenci Kayıt Formu

Biz Kimiz

ANA GAYE

  • Ülkemizi emanet edeceğimiz gençlerimizi,
  • Bilgili, kültürlü, geleceğin ilim ve teknolojisine hakim,
  • Milli ve manevi değerlere bağlı, şuurlu, milletini seven,
  • Tarihi birikimimizden haberdar ve tarihi görevlerinin şuurunda,
  • Cesur ve lider ruhlu şahsiyetler olarak yetiştirmek,
  • Onları her türlü olumsuzluklara karşı korumak ve kollamak için gereken hizmetleri vermektir.

MİSYONUMUZ

  • Ülkemizi emanet edeceğimiz gençlerimizi milli ve manevi değerlerle mücehhez, şuurlu, bilgili, kültürlü, geleceğin ilim ve teknolojisine hâkim, lider ruhlu, cesur şahsiyetler olarak yetişmelerinde katkı sağlamak.
  • Onları her türlü tehlike ve olumsuzluklara karşı korumak ve kollamak.

 

VİZYONUMUZ

  • Eğitim, barınma imkan ve hizmet bakımından, günümüz ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılamak ve bunun sürekliliğini sağlamak,
  • Bir günü bir gününe denk olmamak prensibi ile hizmetlerde ve imkanlarda sürekli gelişimi sağlamak, sahasında standart koyan ve örnek alınan bir kurum olmak,
  • Yurtlarımızda kalarak eğitimlerini tamamlayan öğrencilerimiz evlerine dönerken “ İyiki varsınız ve ne iyi edip te bu yurtları yaptınız” diyecekleri bir hizmet sunmak.

 

NEYİ AMAÇLIYORUZ

Biz, İslam Kültür ve Medeniyeti’nden beslenerek, ihtiyaç duyduğu anda içinde bulunduğu topluma katkı sağlayan ve umrana ulaşmayı gaye edinmiş bilge insanları, tüm ihtiyaçları giderilmiş eğitim ortamlarında yetiştirmiş olma, hayat boyu eğitim etkisi sağlamayı en büyük hedef olarak almaktayız.Hayat boyu öğrenme ve uygulama imkanı sağlayarak toplumumuzun nitelikli bir hayat sürmelerine katkıda bulunuyoruz.

Öncelikli amacımız insanlarımızın her bakımdan gelişmesine yetişmesine katkıda bulunarak ortak varlığımız olan toplumumuza muhtaç olduğu hizmeti üretmektir. Bu amacımızı gerçekleştirmenin yolu hiç şüphesiz bir gelenek içerisinde muhafaza edilen ahlaki, sosyal ve kültürel değerlerimize ve bunlardan beslenen pratiklerimize kendi içerisinde tutarlı bir bütünlüğe sahip olarak, geliştirmek, bunları insanlarımız arasında yaymak ve bizden sonraki nesillere aktarmaktır. Böylelikle insanımızı var oluşsal onuruna yakışır bir şekilde yeniden inşa edip onu müşterek varlık alanımız olan toplumun aydın bir ferdi kılmaktır.

Amacımıza nail olmanın yolu ise şüphesiz eğitimden geçmektedir. İnsanın çok yönlü ve karmaşık gelişiminin ancak güvenli, dostça bir sosyal ortamda sahasında ehil kimseler tarafından planlanmış nitelikli eğitim programlarını takip etmesiyle mümkün olacaktır. Eğitimi ömrün belirli bir takvimine ve belirli bir mekâna kayıtlamaksızın hem zamansal hem de mekânsal anlamda yaygın hale getirmek ve onu sınırlı bir toplum kesiminin lüksü ve ayrıcalığı olmaktan çıkarıp geniş halk kesimlerinin ortak hakkı olduğunu bilmeliyiz. Bu meyanda her türlü bilgi ve beceriyi insanlığın ortak bir kazancı ve mirası haline dönüştürmek için gayret sarf etmek ise bizlerin en asli vazifelerinden biri olsa gerek. Bu noktada muhtaç olduğumuz nitelikli insan kaynağını var etmenin yegâne yolu bunu kolaylaştıracak vasıtaların onun hizmetine amade kılınmasından geçmektedir.

İşte bunun şuurunda olan, geniş bir ufukla, hasbi niyetlerimiz, samimi duygularımız ve kararlı adımlarımızla bu gayeyi tahakkuk ettirmek için DARUL ERKAM DERNEĞİNİ vücuda getirmiş bulunuyoruz. Amacımızı gerçekleştirmek için çok yönlü bir çalışma gerektiğinin farkındayız. Bu yüzden faaliyet sahamızı oldukça geniş tuttuk ve kapsayıcı olmasına özen gösterdik. Tasavvurumuza bir nebze olsun yardımcı olması için dernekçe sürdürülecek çalışma konularını, bunların biçimleri ile faaliyet alanlarını kısaca ve özetle açıklamak isterim.

1- İçerisinde bulunduğumuz şu asırda eksikliğini hissettiğimiz kendi medeniyet dinamiklerini hayatının eksenine alan, bilgi-kültür-erdem ile donanmış, gerçek ilim adamı ve entelektüellerin yetişmesi için yeryüzünün tamamındaki evrensel bilgi birikim ve tecrübeyi bir araya toplamak; bu yolla yeni nesillerin ilmi, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimine katkıda bulunmak.

2- Halkımız arasında sevgi ve kardeşlik, sosyal yardımlaşma ve dayanışma duygularını geliştirmek. Bilim, dini ilimler, fikir, ahlak ve felsefe açısından bilgi, kültür ve birikimlerini artırmak, ‘sorumlu birey’ bilincini oluşturmak.

3- İlmî ve kültürel değerler muhtevasına giren akademik tez ve araştırmaları ve her türlü yayını derleyerek arşivlemek, lüzumlu görülenleri başta Türkçe olmak üzere belli başlı doğu ve batı dillerine tercüme ettirmek ve yayımlamak. Bu doğrultuda yapılacak olan akademik ve ilmi çalışmalara, her türlü maddi ve manevi katkıda bulunmak.

4- Sosyal, kültürel, ekonomik, teknolojik, bilişim ve fikir alış-verişi konularında her türlü ilmi, bilimsel, eğitsel ve sanatsal faaliyetlerde bulunmak. Kütüphaneler kurmak, sergiler açmak, sinema, tiyatro vb. kültürel dallarda ihtisas komisyonları oluşturmak. Kültürel, sosyal, mesleki ve geleneksel Türk el sanatları alanında kurslar açmak. Bunlarla ilgili her türlü etkinliklerde bulunmak Dersler, konferanslar, seminerler, sempozyumlar, müsamereler, paneller, açık oturumlar ve benzeri eğitici, öğretici ve tanıtıcı toplantılar düzenlemek, bu etkinliklerde sunulan tebliğ ve yapılan konuşmaların yazılı, görsel ve işitsel dokümanlarını neşretmek, Niçin böyle bir dernek kurma ihtiyacı hissettik? Bu soruya verilecek makul, anlaşılabilir geniş açıklamalarımız var. Aslında beyanda bulunacağımız birçok izah, zaman içerisindeki yaklaşım ve uygulamalarımızdan daha açıklayıcı olmayacaktır. Ancak bir nebze zihnimizde canlanması ve mücessem hale gelmesi için kuruluş gerekçemizi aktarmakta yarar var. 21. yüzyılın şu ilk çeyreğinde tarihin en önemli kavşak noktalarından birinde olduğumuzu ve çok hassas bir süreçten geçtiğimiz yadsınamaz bir gerçektir. Mevcut görünüme baktığımızda birçok alanda memnun olmadığımız bir durumla karşı karşıyayız. Değer yargılarımız yer değiştirmiş, kültürümüz yozlaşmış ve toplumumuz popüler kültür dalgasının altında ezilmiştir. Bu son derece mühim evreden geçerken toplumumuz bugün çok yönlü derin bir krizle karşı karşıyadır. Bu krizin zihniyet, ahlak, toplum, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler gibi her alanda olumsuz “ölümcül” yansımaları söz konusudur.

Zamanın aktörleri olarak önümüzde iki temel tercih var: Birincisi ya bu derin kriz ve onun getirdiği elim sorunlar karşısında kayıtsız kalıp kendimizi tarihin pasif bir nesnesine indirgeyerek anlamsız bir hayat sürmek ve hoşlanmadığımız durumlardan sadece şekva etmek; ya da birinciye mukabil inisiyatif alarak tarihin aktif bir öznesi olup krize ve getirdiği sorunlara karşı çözümler üretmek ve bunları gerçekleştirme yolunda asil bir mücadele vermek. İnsanlığa model bir medeniyetin mirasçıları olan bizlere yakışan en doğru tavır herhalde bu ikincisi olmalıdır. Sorunlarımızla yüzleşerek, onlardan kaynaklanan her türlü sorunsallara göğüs gerip, kendi medeniyet dinamiklerimizden beslenen gerçek çare ve çözümleri üreterek ortaya koymak; aynı zamanda bunları yaşamsallaştırmak suretiyle hep birlikte sorunların üstesinden gelebiliriz. Bekleyen değil inisiyatif alan, garantici değil risk alan, kolaycı değil güçlüğe talip olan, korkak değil cesur, pasif değil atılgan olduğumuz takdirde bize bugün için büyük görünen sorunlarımızın iyi niyet, azim, gayret ve metanetimiz karşısında nasıl küçüldüğünü göreceğiz. Yeter ki bizlerde var olan Allah vergisi kabiliyetlerimizi ve potansiyellerimizi isabetle insanlığın ve toplumumuzun hizmetine amade kılalım.

Yaşadığımız devasa meseleleri ele alabilmek, onları tahlil edip unsurlarına ayrıştırmak ve her birine yönelik müessir şifa vesileleri geliştirebilmek için her yönden donanımlı, erdem sahibi model kişiliklere muhtacız. Bugün ne yazıktır ki yarının inşacısı gençlerimiz, kendine örnek alacağı model kişiliklerden mahrumdur ve bir öldürücü girdabın içindedir. Bu model kişilikleri yetiştirebildiğimizde ancak gençliğimizi bu öldürücü girdaptan kurtarabiliriz. Bu takdirde geçmişten devraldığımız problemlerimizle yüzleşebilir, gerçekliği kendi lehimize çevirebilir ve huzur ve barış ortamında bir yaşamdan bahsedebiliriz. Olayların hızlı gidişatı karşısında en acil zamanda, en etkin tercihlerle ihtiyaçlarımızı planlamalı, projelerimizi hayata geçirmeliyiz. Sabırlı, dirayetli, özverili bir çalışmayla erdem sahibi model bir nesil yetiştirmeliyiz. Bu inançla derneğimiz bir bilinci yeniden inşa ve ihya edecek bir neslin yetişmesi için mektep vazifesi görecek. Zira biliyoruz ki gelişen toplumlar ancak erdem sahibi üstün kabiliyet ve meziyetlerinin farkında olan ve insiyatif alan bir nesille hedeflerine ulaşabilirler. Bugün toplum hafızamızın dağınıklığı sebebiyle problemlerimize bir bütünlük ve tutarlılık içerisinde yaklaşacak ve kendi dinamiklerinden beslenerek nihai çözümler üretecek nitelikli beyin gücünden mahrum durumdayız. Elbette Yaratıcı her topluma kendileri için lazım gelen temel meziyetleri vermiştir; ancak toplumlar bunu geliştirmezler ve hatta potansiyellerini israf ederlerse büyük bir güçten de mahrum kalırlar. Bizler temel de var olan meziyetlerimizden hareketle gerekli donanımlara ulaşıp, bugün tüm insanlığın bizden beklediği tarihi çıkışımızı yapmak durumundayız. Ancak bu vazifenin yerine getirilmesi durumunda tüm insanlığa karşı üzerimize yüklenen vebal ve mesuliyetten kurtulmuş oluruz. İşte bu bilinçle Darul Erkam Derneği olarak bizler insanımızda var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkarmak, onlara müspet davranış modelleri kazandırarak çevrelerini ve ait oldukları grupları olgunlaştırmak suretiyle yaşanabilir ve yeni bir dünyanın kurulmasında üzerine düşen vazifeyi bihakkın yerine getirecek “öncü” bir kuşağın yetişmesini ve yetiştirilmesi idealini taşıyoruz.